Pazartesi, Mayıs 20, 2019

İslam Hukuku Perspektifinden Terör Eylemleri

Yrd. Doç. Dr. Muhamed ALİ

Uluslararası Saraybosna Üniversitesi

Giriş

Terörizm post-modern dünyanın en çok tartışılan olgularından biri sayılmaktadır. Mezkur olgunun doğasının karmaşıklığı ve uluslararası arenanın stratejik koşulları terörizm hakkında değişik tanımların meydana çıkmasına olanak sağlamaktadır. Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle Batı’nın, özellikle ABD’nin çıkarlarının konumunu güçlendirecek “yeni bir düşmanın” yaratılması ihtiyacı duyulmuştur. Bunun neticesi olarak, 11 eylül 2001 saldırıları sonrasında İslam dini terör eylemleriyle sıkça özdeşleşmiştir. Makalemizde terör eylemlerinin tarihçesi ve islam hukukunun bu eylemlere bakışını incelemeye çalışacağız.

Terör eylemlerinin tarihçesi

Son zamanlarınn en çok tartışılan olgusu olarak terörizmin uluslararası alanda önemli etkileri bulunmaktadır. Aşağıda:

  1. A) terörizm hakkında yapılan tanımların arka planını ,
  2. B) İslamın terörizm ile özdeşleşmesinin (tanımlanmasının) stratejik arka planını
  3. C) islam hukukçuları arasında terörizm hakkında varolan ihtilafı inceleyeceğiz

Terörizm hakkında değişik tanımlar bulunmaktadır. Sadece 1936-1981 yılları arasında bu olgu hakkında 109 değişik tanım yapılmıştır. Terörist eylemlerin çeşitliliği, mezkur olgu hakkında genel bir tanımın bulunmaması ve bazı tanımların politik ve ideolojik arka planı gibi faktörler, terörizm hakkında yapılan tanım sayısının artmasına neden olmaktadır.

Terör kelimesinin kökü latinceye dayanmaktadır. Etimolojik olarak korkutma, yoketme ve korkutmak için öldürme anlamına gelmektedir. Tarihte ilk terörist eylemlere Bizans İmparatorluğu zamanında rastlamaktayız. Bu dönemde yahudiler rejime karşı terörist eylemler düzenliyordu. Aynı zamanda meşhur Hasan Sabbah (1035 – 1124) yönetimindeki grupların da kullanmış olduğu saldırı metodları tarihte terörist eylemler olarak anılmaktadır. 1793-1794 yılları arasında Fransa’daki hakim rejim de terörist rejim olarak tanımlanmıştı. Bu rejimin temel özelliklerinin biri de muhalif gruplara karşı şiddet kullanmasıydı. Tarihte ilk kez bu dönemde terörist rejim veya terörist devlet kavramları kullanılmaya başlandı. Geçen yüzyılın ilk yarısında, Filistindeki İngiliz sömürgeciler ve sivil arap halka karşı şiddet eylemlerinde bulunan yahudiler de terörist olarak adlandırılmaktaydı.

1934 yılında Milletler cemiyeti terörü önleme ve terörle mücadele sözleşmesini onayladı. Ancak bu sözleşmeye karşı artan tepkiler neticesinde pratikte uygulunabilirliği zorlaştı. 1970 – yılında da Birleşmiş Milletler terörizmin tanımı hakkında attığı adımlar başarısızlıkla sonuçlandı. Söz ettiğimiz çabaların başarısızlıkla sonuçlanması, 11 eylül sonrası tartışmaların da temelini oluşturdu. Terrörizmin en önemli öğeleri arasında şiddet ve kuvvet kullanınmı, siyasal içerik, korku, tehdit ve psikolojik baskı oluşturmaktadır. Terörizmin en önemli hedefleri arasında: toplumda korkunun ve panigin yaygınlaştırılması, hükümetler ve kurumların karar alma mekanizmalarının etki altına alınması, siyasal sistemin zayıflatılması, belirli bir devletin veya toplumun teröristlerin taleplerine cevap vermesi, kaosun ve anarşinin yaygınlaştırılması gibi hedefler bulunmaktadır.

Soğuk Savaşın sona ermesi ve iki kutuplu dünyanın bir kutuplu dünyaya dönüşmesiyle, uluslarararası alanda yeni bir dengenin meydana çıkması ihtiyacı doğdu. Buna binaen, 11 eylül saldırıları sonrası dönemde Soğuk Savaş döneminin rakipleri yakın müttefiklere, yakın dostlar ise azılı düşmanlara dönüştü. Bunun en tipik örneği, Sovyetlere karşı sürdürülen Afganistan savaşında yakın müttefik olanların 11 eylül sonrası dönemde sözde İslami terörün simgesi haline dönüştürülmesiydi.

İslam hukuku perspektifinden terör eylemleri

Peki, İslamın terörizmle anılması etiketlenmesi veya özdeşleşmesı doğru mu? bunun cevabını bulmamız için nasları, yani ayet ve hadisleri incelememiz gerekmektedir.

Bir ayette: “Ne zaman savaş ateşi yaksalar, Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuk yapmaya çalışırlar, Allah da bozguncuları sevmez..” El Maide 64 . Diger ayetlerde:  “Haklı bir sebep olmadıkça Allah’ın öldürülmesini haram kıldığı, saygıya lâyık bulduğu cana kıymayın. Bir kimse haksız yere öldürülürse, onun velisine hakkını alması için yetki verdik…..” El İsra 33“Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder…” En – Nisa; 58.

Diger bir ayette şöyle buyurmaktadir:  “Ey inananlar, Allah için daima doğru hükmedin, adâlete tam uygun tanıklıkta bulunun ve bir kavme olan kininiz, sizi adâletten alıkoymasın. Adâlette bulunun ki bu, takvaya daha yakındır ve çekinin Allah’tan…“El Maide; 8.

Allah Resulu de düşmanlarına karşı şefkatli davranmıştır. Onun bu özelliği ayeti kerimede şöyle tasvir edilmektedir : “O vakit Allah’tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın! Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından dağılıp giderlerdi…. Âl-i İmrân; 159. İslamda asıl olan barıştır savaş ise muayyen durumlarda ve şartlarda başvurulması gereken zaruri bir araçtır. Barışın esas olma prensibini Kur’an şu ayetlerinden anlayabiliriz:  “Eğer onlar (düşmanlar) barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş.” (8/Enfâl, 60-61),  “… Sulh (dâima) hayırlıdır…” (4/Nisâ, 128). Mezkur ayetlerde barışa öncelik verildiği ve sulhun hem normal şartlar altında hem de olağanüstü durumlarda savaştan daha hayırlı ve elzem olduğu belirtilmektedir.

İslam âlimlerine göre savaşa şu durumlarda izin verilmektedir;

  • Müslümanlardan zayıf bırakılmış ve eziyet gören insanları muhafaza etmek için yapılan savaş, ” Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: “Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahip) gönder, bize katından bir yardım eden yolla” diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz?”  (4 Nisa Suresi, 75)
  • Savaşanlara karşı yapılan koruma amaçlı gerçekleşen savaş. Bu savaşın en önemli yönlerinden biri de savaş esnasında müslümanların aşırıya gitmelerinin yasaklanmasıdır. Allah cc. şöyle buyurmaktadır. Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın, (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Allah, aşırı gidenleri sevmez. …(2 Bakara Suresi , 190-193) “

 

Peki, Müslümanların meşru savaşı nasıl olmalı? mezkur savaşın prensipleri ve kuralları nelerdir, gibi soruların cevabini Hadisler ışığında vermeye çalışacağız.

  • Anlaşmaların bozulmaması prensibi; Savaş gibi olağanüstü durumlarda bile Peygamber Efendimiz SAV. verdiği sözleri tutmak için özel itina göstermiş ve varılan anlaşma koşullarına sonuna kadar sadık kalmıştır.
  • Elçilerin diplomatik dokunulmazlığı prensibi; gerek barışta gerek savaşta Peygamberimiz SAV. tarafından dikkatli bir şekilde saygı duyulan prensipler arasında yer almaktaydı.
  • Ekosisteme zarar vermeme prensibi

 

Rivayet edilen hadise göre Ashabına şöyle buyuruyordu:  inkarcı saldırganlarla çarpışın. Ahde vefasızlık etmeyin. Meyve veren ağaçları kesmeyin, sürüleri tahrip etmeyin. Mezkur hadisten İslamın çevre ve ekosisteme verdiği önem anlaşılmaktadır.

  • Kadınlara tecavüzün kesinlikle yasaklanması prensibi
  • İslamda savaş ahlakının en önemli özelliklerinin biri de barış döneminde olduğu gibi savaş esnasında da tecavüz filinin kesin bir dille yasaklanmasıdır.
  • Esirlere iyi muamele prensibi.

İslam hukukçuları terörizmi ya el hirabe (bozgunculuk, yol kesicilik) ya da siyasî suç “el-Bağy” “el-Buğat” terimleri çerçevesinde ele almaktadırlar. Ancak terörizm ile bu iki kavram arasında temel farklılıklar bulunmaktadır. El harabe-de hedef olan sivillerdir. Terörizmin esas hedefi ise sistemin kurumlarıdır. El harabeye karşın terörizmin uluslararası boyutları barizdir. Terörizmin el bagy-dan da farklı yönleri bulunmaktadır. El bagy-dan maksat legal sisteme karşı gelmek iken terörizmin toplumsal yansımaları daha yaygındır.

Sonuç olarak İslamın terörizm ile özdeşleşme çabalarının engellenmesi için şu tavsiyelerde bulunabiliriz

– Terörizm tanımının islam bilginleri tarafından yapılma çabaların artması

– Son zamanlarda İslam adını kullanarak sivil katliamı yapan cemaatleri kınanmasi

– Müslüman gençlerin mezkur organizasyonların etkilerinden muhafaza edilmesi

– İslamın barışçıl yönlerini arz etmek için medyanın etkili bir şekilde kullanılması

– İslamın terörizmle özdeşleşme çabalarının engellenmesi.

Bibliyografya

  1. Salur, Hüseyin, Küreselleşme Bağlamında Din Ve Terörizm (mastır tezi), Ç.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2006, Adana.
  2. Arı, Tayyar, Irak, İran, ABD Ve Petrol, Alfa Yayınları, İstanbul, 2003.
  3. Sabik, Seyyid, Fikhus Sünne, përkth:Ahmet Sarıoğlu & Tayyar Tekin,Pınar Yayınları, İstanbul, 1992.
  4. Zuhayli, Vehbi, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, përkth: Ahmet Efe et.al., Risale yayınları, İstanbul, 1992.
  5. Çakıcıoğlu, Ali, Din Terör İlişkisi Ve Dini Değişme (mastır tezi), K.S.İ.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kahramanmaraş, 2007.
  6. Yılmazer, F. Ali, Dini Kaynaklı Terörün Sosyolojik Nedenleri Ve El Kaide Örneği – Türkiye Örneklemi (mastır tezi), H.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Şanlıurfa, 2006.
  7. Çakır, Muhammed, İslam Hukuku Açısından Şiddet Ve Terör Olgusu (mastır tezi), Ç.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Adana, 2007.
  8. Ersoy, Seyde, İslam Hukukunda Terörle İlgili Suçlar Ve Cezaları (mastır tezi), K.S.İ.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kahramanmaraş, 2007.
  9. İldeş, F. Mehmet, Kur’anı Kerim’in Cihad ve Teröre Bakışı (mastır tezi), A.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara, 2008.
  10. Kuyucu, Mehmet, Şiddetin İslamileştirilmesi Ve Taliban Örneği (mastır tezi), G.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara, 2007.
  11. Fjalor i gjuhës së sotme shqipe, Akademia e Shkencave të Shqipërisë, Instituti i Gjuhësisë dhe Letërsisë, Mihal Duri, Tiranë, 1980.
  12. Özarslan, Selim, Terör Ve Kelami Perspektiften İslam’ın Teröre Bakışı, F.Ü. Sosyal Bilimler Dergisi, Elazığ, 2001, vëll. 11, nr.2.
  13. Öktem, Emre, “Uluslararası Hukukta Terörizm Tanım Sorunu Ve Milli Bağımsızlık Hareketleri”, İ.T.Ü. Dergisi, İstanbul, 2004, nr.4.
  14. Haytoğlu, A. Meltem, Büyük Ortadoğu Projesi Ve Türkiyenin Projedeki Rolü (mastır tezi), M.K.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Hatay, 2007.

15.İbrahimi. Nexhat, “A është Islami burim i terrorizmit?” myweb.tiscali.co.uk/…/ISLAMI_BURIM_TERRO/ 2 maj 2012.

  1. Şahin, Abdullah, Büyük Ortadoğu Projesi ve Türkiye, Truva Yayınları, İstanbul, 2006.
  2. Çapan, Ergün (ed.), Terror and Suicide Attacks – An Islamic Perspective, The Light Inc., New Jersey, 2005.
  3. Tangülü, Beyza, Büyük Ortadoğu Projesi(mastır tezi) , C.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sivas, 2006.
  4. Oran, Baskın (ed.), Türk Dış Politikasi (II), İletisim Yayınları, İstanbul, 2002.
  5. Özel, Ahmet, İslam Ve Terör – Fıkhi Bir Yaklaşım, Küre Yayınları, İstanbul, 2007.
  6. Çapan, Ergün, “İntihar Saldırıları Ve İslam”, www.yeniumit.com.tr/ 3 mayıs 2012.
  7. www.hayrettinkaraman.net / 19 nisan 2012.