Pazartesi, Mayıs 20, 2019

Çalıştay Raporu

Raportör

Av. Cahit Özkan

Uluslararası hukukun öngördüğü tanım ve düzenlemelere göre İsrail tarafından Filistin topraklarına karşı gerçekleştirdiği eylemler işgaldir ve savaş sucudur. Filistin toprakları İsrail tarafından işgal edilmiştir. Sadece toprak işgali acısından savaş sucu işlenmemekte aynı zamanda kadın ve çocuk istismarı da yapılmaktadır. Mademki bu eylemler uluslararası hukuk acısından savaş sucu ve işgal olarak tanımlanıyor bu durum da öncelikle sorunun çözümü için öncelikle sorumluların tespiti gerekmektedir. Buna ilaveten saldırıların hukuka aykırılığının tespiti için savaş suçlarının araştırılması ve suçlara ilişkin delillerin tespit edilerek dokümante edilmesi gerekir. Yani delillerin toplanması ve savaş suçlarının, uluslararası hukukun öngördüğü ispat yöntemleri ile tespit edilmesi gerekir. Delillerin tespiti ve dokümantasyonu oldukça zor bir iş çünkü İsrail bir yandan savaş suçları işliyor diğer yandan da hakimiyeti alanındaki tüm savaş sucu delillerini yok ediyor. Delil ve ispat sorununu çözmek için bir yerden başlamak lazım abluka nedeniyle Gazze şuanda acık bir hapishaneye donuştu o sebeple çok hareket imkanı yok her şey sınırlı biz bu süreçte Filistinlik hukukçularla sürekli irtibat halindeyiz onlarla yardımlaşıyoruz. Zira ICC’ de yapılan surecin sağlıklı yürüyebilmesi için delil toplanması şarttır. Bu arada Inin bu olaydaki yargılama yetkisi de halen tartışma konusudur. Daha önce 2009 da da buna dair bir tartışma oldu. Ancak bugün durum daha olumlu şimdi Filistin hükûmetinin yapması gereken yapısal sureci başlatması ancak uluslararası yargı çok yavaştır maalesef. Yine uluslararası yargının tanınması konusunda farklı durumlar vardır. Örneğin Fransa ve İngiltere uluslararası ceza mahkemesinin yetkisini tanımaktadır. Urdun de ICC’ yi tanımaktadır. Bu devletler ICC nezdinde soruşturma başlatabilirler. Bu sebepler İngiliz devleti de bunu yapabilir. Esasen BM 1948 ve 1967 de iki ülkenin sınırlarını “taksim planı” ile belirledi. Ancak BM bu kararların arkasında durmadı. Bu yönden İsrail ve BM köseye sıkışmış durumda. Kararları ile çelişkili tutumlarına ilişkin sorulara yanıt veremiyorlar. Filistin, uluslararası hukukun kendisine tanıdığı yetkileri kullanarak ICC ye başvurmak yerine bu başvuru hakkını siyasi pazarlık ve tehdit unsuru olarak kullanmayı tercih ediyor. Bu taktiği ile taviz de almayı başardı. Bu çerçevede İsrail’den, kendi karasularında 3-6-9-12 mile kadar balıkçılık yapma hakkını aldı. İlaveten Refahiye sınır kapısına ek olarak İsrail üzerinden 4 adet sınır girişi hakkı daha elde etti bunlar Filistin için çok çok önemli kazanımlar bize de bu akıllıca bir yaklaşım. Zira ICC çok iyi bir yargılama kurumu değil zaten İngiliz avukatlar dahi bu sonucu elde edeceklerine inanmıyorlar. Saraybosna, Srebrenitsa, Mostar davaları hakkında da yıllar suren yargılama sonunda adi hırsızlık cezası kadar maksimum 4-5 yıla kadar cezalar verildi. Bu arada aslında İngiltere 1915 de İsrail Devleti’nin kuruluşuna hamilik etmiştir. Filistin halkını silah zoruyla evlerinden çıkaran İngiliz askeridir. Biraz da bu sebeple dostlar alışverişte görsün misali konuyla ilgileniyor gözükmekte. Şu anda Filistin’in elinde İsrail’in işlediği savaş suçlarını ispata dair 1500 civarında delil, belge, tanık isimleri var. Ancak kimyasal silah kullanımı ispat edilemiyor şu anda. Çünkü İsrail 2008 deki saldırılarda önce bu tespitlerin yapıldığı laboratuvarı vurarak imha etti. Artık Filistin böyle bir tespit yapamıyor. Maalesef. Kimyasal silah kullanıldığında alınan numuneler tespit için Mısır’a gönderildi. FKO ve HAMAS’ın tek çatı altında toplanmasını barışmasını Erdoğan ve Davutoğlu sağladı. Hatta bu toplanan delilleri alıp dava konusu etmek Türkiye tarafından planlanıyor. Bunu ise İsrail tabii ki hiç istemedi ve engellemek istedi. Yine engellemek için Ortadoğu ve yakın doğuyu karıştırdı. Mursi’nin devrilmesinin nedenlerinden birisi de bizce budur. Bu son saldırılarda belli sebeplerle yapıldı. Türkiye’deki Cumhurbaşkanlığı seçimleri de bu sebepler arasındadır.

Sonuç

İsrail’in işlemiş olduğu iddia olunan savaş suçları, İnsan hakları ihlalleri konusunda, kullandığı silahların Uluslararası camia tarafından yasak silahlar olup-olmadığı noktasında delil toplanması sorunları bulunmaktadır. İsrail işlemiş olduğu savaş ve insanlık suçlarına ilişkin delilleri yok etmektedir. Filistin Hükûmeti, İsrail tarafından imha edildiğinden İsrail’in kullandığı kimyasal silahları tespit edebilecek laboratuvarı bulunmamaktadır.

Filistin hükûmeti ICC ye müracaat etmek yerine yapılan ihlalleri, başarılı şekilde pazarlık unsuru olarak kullanabilmektedir. Hukuki acıdan başarılı sonuç alabilmek için bugün itibariyle toplanan çok ciddi miktarda delil bulunmaktadır. Ancak ICC’nin bu suçlara ilişkin etkili yargılama ve yaptırım imkanı bulunmamaktadır. Buna rağmen davalarda etkili sonuç alabilmek için HAMAS ve FKO arasında ittifak da gereklidir.